SAHİ FİKİRLERİNDE RUHU VAR MI?
İnsan ve fikir, bir bakıma birbirine çok benziyor. Bir düşünce aklımın köşesine takıldı: İnsanlar katil olabiliyorsa, fikirler de katil olabilir mi? Fikirler öldürebilir mi? İnsanlar önce fikirleri sonra kendilerini öldürürken, peki ya fikirler? Önce insanları mı, yoksa kendi fikirlerini mi yok ederler?
Ocu, bucu, şucu... Ocu, bucuyu; bucu, şucuyu; şucu ise ocuyu, fikirleri üzerlerine salıp birbirlerini tüketirler. Bildiğimiz gibi. Belki de bu döngüyü bilmemeliyiz. Hadi, ocu, bucu, şucu hikayelerini baştan yazalım. Yeni hikayelerde, babasının ardından ağlamayan bebekler, sabah uyandığında kaybolmamış oğullar, gecenin kör karanlığında kurşuna hedef olmayan abiler, kardeş gibi olup sonradan düşman olmayan kardeşler ve yazdıklarını hapishaneye değil de gökyüzündeki kafeslere salanlar olsun. Birbirlerine saygı duyan bir dünya hayal edelim.
Belki de şu ana kadar yazdıklarım zaten değişmiş hikayelerdi, dediğinizi duyar gibiyim. Demek ki fikirler tatlı ve sessiz bir huzur içinde, etliye sütlüye karışmadan yaşıyorlar. Ama acaba onlar da mı tablet, telefon karşısında büyüyorlar ? Buyüzden mi tüm fikirler birbirine benziyor? Belki de fikirler de botokslanmış, tıpkı günümüzdeki birbirine benzeyen yüzler gibi. Tamam dışını botoksladılar da peki ya ruhu? Sahi fikirlerin ruhu var mıydı ?
7 Ağustos 2024.
Gerçekten de ruh eşleri birbirini bulabiliyorsa, bu, fikirlerin bir yansıması mıydı?



Yorumlar
Yorum Gönder