DÜŞÜNCELERİN MAĞARASI
DÜŞÜNCELERİN MAĞARASI Selam. Bugün günlerden hüzün. Merhabalarımın çıkmaz sokağı olan hüzün. Tek yön, tek yol; çıkışı olmayan bir son. Pek çok sonumun elvedasıyla merhabasının aynı paralellikte yaşandığı bir evrende yürüyorum. Yanıma yoldaş olan hüzün ise kendini göstermekten hiç geri durmuyor. "Buradayım," diyor. "Korkma. Her zaman yanındayım." Ona, onu üzmeden gitmesini söylemek istiyorum. Ama gücüm yok. Çünkü zamanla en yakın arkadaşım olmuş. Hayır diyebilmenin gücünü taşımak istiyorum dil tomurcuklarımda. Evetin hazzı ise hâlâ damaklarımda. Ne zaman hayırlarımın coşkusunu yaşayacağım diye kendime her sorduğumda, karşıma gözlerine inciler dizilmiş küçük ve ürkek bir kız çıkıyor. Anlıyorum onu. Korkuyor. "Merhaba," diyorum ona. "Buradayım. Korkma. O artık yok." Onu korumak, onunla var olmak, onu neşelendirmek istiyorum. Etrafı kaplumbağa kabuğu gibi sert. Üstelik kalın katmanlarla örülmüş. Ama bazı yerlerinde çatlaklar var. O çatlaklardan içe...








